Taze Kuruyemiş Nasıl Anlaşılır?

Tartışmasız her anımızın eşlikçisi onlar: Kuruyemişler! Sohbet koyulaşıyor, çekirdek çıtlatıyoruz. Dizinin yeni bölümü başlıyor, bitene kadar bir bakıyoruz ki koca paket fındığın dibi görünmüş. Sporda bir güzel ter attıktan sonra badem ve cevize veriyoruz kendimizi. Derbi günü gelip çatıyor açıyoruz tuzlu yer fıstıklarını. Tatlı krizimiz tutuyor mesela o zaman gelsin hurmalar, kuru kayısılar. Bununla da kalmıyor, kahvaltı-yemek-meze tariflerimizden de eksik etmiyoruz. Hal böyle olunca kuruyemişlerin her zaman çıtır, taze, lezzetli olmalarını istiyoruz. Peki çıtırlığın ve lezzetin garantisi olan taze kuruyemiş nasıl anlaşılır, biliyor muyuz? Nelere dikkat etmeliyiz bir bakalım…

Tazeliğin ABC’si

Kuruyemişlerin her bir çeşidi protein, vitamin, mineral ve vücudumuz için gerekli olan sağlıklı yağlar bakımından oldukça zengin birer besin kaynağıdır. Ayrıca pek çok hastalığa karşı bağışıklığımızı güçlendirir, ihtiyacımız olan enerjiyi verir, hafızamızı ve ruh halimizi bile olumlu etkiler. Tüm bu özelliklerinden, besin değerlerinden maksimum oranda faydalanmak için de kaliteli, taze ve doğal kuruyemiş tüketmek çok önemlidir. 

Mesela bir kuruyemiş için en büyük düşman ısı, nem ve havadır. Dalından yeni kopmuş bir kuruyemiş bile bu üç faktörden herhangi birine uzun süre maruz kalırsa bayatlar. Doğrudan güneş ışığına maruz kalırsa ya da çok sıcak ortamda saklanırsa kuruyemişlerin yağ oranı dengesi bozulur. Benzer şekilde uzun süre havayla temas ederse ya da ısıya maruz kalırsa yağlar oksijen ile reaksiyona girmeye başlar. Bu da önce serbest yağ asitlerinin daha sonra da peroksitlerin oluşmasına neden olur. Nemin artması ve sıcaklığa bağlı olarak üreyen mantarlar, mikotoksin adı verilen zehirli küfleri oluşturur. Bu toksinler arasında en önemlisi aflatoksindir. Yüksek dozda tüketildiği takdirde zehir etkisi gösterir, kanserojen olduğuna dair bulgular mevcuttur.

Bazen saklama koşullarının yanı sıra hazırlanma aşamasında yapılan hatalar da tazeliği etkiler. Örneğin kuruyemişlerin kavrulması esnasında belli bir ısının çok üzerinde işlem yapılırsa akrilamid denen bir madde oluşur. Bu madde amino asitler ve şekerler arasındaki bir reaksiyon sonucu ortaya çıkar. Akrilamidin kanserojen etkisi vardır ayrıca sinir sistemini de olumsuz etkiler.

İşte tüm bu ihtimaller bayatlamaya, bozulmaya hatta çoğu kez istenmeyen sağlık sorunlarına yol açar. Bunun sonucunda kuruyemiş damakta acı bir tat bırakır, kıtırlığını kaybeder, rengi ve kokusu da değişir. Dolayısıyla bir kuruyemişin taze olup olmadığını tadından, renginden, kokusundan ve çıtır çıtır yapısından anlayabiliriz.

Neden paketli kuruyemiş?

Taze kuruyemiş konusunda en çok dikkat edilmesi gereken noktalardan biri de paketlemedir. Hijyen koşulları gözetilerek kaliteli ambalajlarla paketlenmiş kuruyemişler her zaman daha tazedir. Çünkü paket; hava, ısı, nem ve ışık açısından adeta koruyucu kalkan görevi görür. Özel paketleme tekniği sayesinde tazeliğini uzun süre korur; acılaşmayı ve küflenmeyi önler, bozulmayı durdurur. Sevdiğiniz kuruyemişleri keyifle ve sağlıkla tüketmek için raf ömrüne dikkat etmeniz ve özellikle üretim tarihine bakmanız yeterlidir. Taze olan ürün, üretim tarihine en yakın olan üründür. 

Taze kuruyemiş adından da belli olur

Ama tüm bu bilgilerin ötesinde taze kuruyemiş en çok adından anlaşılır! Tadım, 50 yıllık tecrübesiyle en taze ve kaliteli lezzetleri el değmeden, doğallığını bozmadan size ulaştırır. Hijyen ve sağlıktan şaşmaz, iyiliği ve tazeliği paketleyip kapınıza kadar getirir. En taze kuruyemiş için Tadım’a bakmanız ve tadına varmanız yeter!