Zor Günler İçin: Motivasyon Filmleri

İşler yetişmemiştir, ödevler bitmemiştir, o önemli görüşme öncesi elimiz ayağımız birbirine dolanmıştır, yolunda gitmeyen şeyler moralimizi bozmuştur ya da yeniden başlamaya ihtiyacımız vardır… E, bu kadar stres de umutsuzluk, yılgınlık ve tükenmişlik olarak bize geri döner. Peki aradığımız o ilhamı, gücü, yaşam sevincini bulmak bu kadar zor mu? Çok istersek değil! Sanata bir şans verin, kaybettiğiniz o enerjiyi motivasyon filmleri ile yakalayın mesela.

“Yalnız değilmişim”, “Ben de yapabilirim” dedirten bu filmler ufkumuzu açabilir yeniden. Azim ve umut dolu sıcak hikayelerle bizi gaza getirir, koşullar ne olursa olsun pozitif kalan kahramanlar bir anda yaşam koçumuz olur. Haydi o zaman önce en yakınınızdaki ‘stressavar’ çareye başvurun: Tadım ay çekirdeği! Hem çekirdek çıtlatın hem listemize göz atın. Okurken bile keyfiniz yerine gelecek!

The Pursuit of Happyness – Umudunu Kaybetme

Chris Gardner’ın gerçek hayat hikayesini beyazperdeye taşıyan bu film, oğluna iyi bir gelecek vermek isteyen sevgi dolu bir babanın mücadelesine odaklanıyor. Maddi sorunlar yaşayan, eşi tarafından terk edilen, yetmezmiş gibi evinden atılan Chris asla umudunu ve hayallerini kaybetmiyor. Oğluyla birlikte sokaklarda, tuvaletlerde, duraklarda, düşkünler evinde yatıp kalkıyor ancak sevgiyle, bitmeyen bir azimle mücadele etmeyi sürdürüyor. Chris, kaybetsek bile bunun bir son olmadığını, kalkıp savaşmak gerektiğini gösteriyor.

Filmden bir replikle bitirelim o zaman: “Kimsenin sana bir şeyi yapamayacağını söylemesine izin verme. Bir hayalin varsa onu korumalısın. Bir şeyi istiyorsan, git ve al”.

Forrest Gump

“Hayat bir kutu çikolata gibidir. İçinden ne çıkacağını asla bilemezsin”. Bu replikle hafızalara kazınan film, hayatın basit zevkleri için minnettar hissetmemizi sağlıyor. Umutsuzluğumuzu, stresimizi bir ‘tüy’ misali hafifletiyor.

Korumacı bir anneyle büyütülmüş, öğrenme güçlüğü çeken ancak inanılmaz atletik yeteneklere sahip olan Forrest bize film boyunca adeta mutluluk aşılıyor. İster Vietnam’da savaşsın ister bir karides teknesinde kaptanlık yapsın, ister yetenekli bir pinpon yıldızı olsun isterse kıta çapında ya da çocukluk aşkı Jenny’nin peşinde koşsun… Forrest etrafındaki herkesi çocuksu masumiyetiyle mutlu etmek için çabalıyor.

Motivasyon filmleri içinde bir efsane: Rocky

Hemen ‘Eye of the Tiger’ kulaklarınızda yankılanmaya başladı değil mi? Film aklımızda boks sahneleriyle yer etse de Philadelphialı fakir ve kimsesiz Rocky Balboa’nın öyküsü tam anlamıyla bir mücadele ve sıkı çalışma dersi. Hayatını kazanmak için uğraşan, ancak boş zamanlarında antrenman yapabilen Rocky, azmi ve disiplini sayesinde unvan maçına çıkacak başarıyı elde ediyor. Kabul edelim, sıradan bir adamın yenilmez bir efsaneye dönüşmesini izleyince biraz gaza geliyoruz!

Amélie

Amélie’nin o sıcak gülümsemesini getirin gözlerinizin önüne. İşte bazen motivasyon bu kadar basit bir mimikle de gelir. Bu film bize basit şeylerden mutlu olmayı öğrettiği kadar, karşılık beklemeden yapılan küçük bir iyiliğin insanların hayatını nasıl da güzelleştirebildiğini gösteriyor. Kendini başkalarının hayatlarını iyileştirmeye adayan ama hak ettiğini düşündüğü kişilere adalet dersi vermekten de geri durmayan Amélie, tüm bunları yaparken kendi aşkının peşinden gitmeyi de bırakmıyor. Amélie, bazen hayatı bir oyun gibi görmek ve hep pozitif kalmak konusunda bize ilham veriyor.

Life is Beautiful – Hayat Güzeldir

İkinci Dünya Savaşı’nda bir toplama kampında geçen, en taş kalplimizi bile hüngür hüngür ağlatan bu filmin motivasyon filmleri listesinde ne işi var diye merak edebilirsiniz. Ancak oğlunu yaşanan her şeyin aslında bir oyun olduğuna inandırmak için çabalayan hayat dolu Guido, aynı zamanda bize inanılmaz bir umut ve hayal gücü öyküsü anlatmıyor mu? Ne olursa olsun pozitif kalan Guido’nun oğlu için hayatı güzelleştirmeye çalışması, ailesiyle yeniden bir araya geleceğine olan inancı film boyunca bizi ekrana kilitliyor.

It’s a Wonderful Life – Şahane Hayat

Sırada, bir yılbaşı klasiği olan, etkileyici bir geri dönüş hikayesi var. Kendisinden sonra çekilen pek çok filme ilham veren 1946 yapımı bu klasik, koşullar ne olursa olsun dünyada önemli bir fark yarattığımızı bize hatırlatıyor. Pek çok açıdan darbe yemiş ve iflas etmiş bir adam olan George Bailey, intiharın eşiğindeyken bir melekle karşılaşıyor. Melek, hiç doğmamış olmayı dileyen George’un duasını kabul ediyor. Onsuz bir dünyanın nasıl bir yer olduğunu gören George, farkına bile varmadan çevresindeki pek çok kişi için hayatını ne kadar olumlu etkilediğini görüyor. Yaşadığımız her anı sahiplenmeyi öğütleyen film, hepimizin ne kadar şahane ve eşsiz bir hayata sahip olduğunu söylüyor.

Good Will Hunting – Can Dostum

Yeniden başlamanın adeta kitabını yazan bu film, etkileyici bir başarı öyküsünü ve dostluğun iyileştirici gücünü ortaya koyuyor. Bir üniversitede temizlik görevlisi olarak çalışan ve çözülmesi imkânsız problemleri çözecek kadar yüksek IQ’ya sahip olan Will Hunting’in, kendisindeki cevheri fark eden profesörüyle kurduğu ilişki bile içimizi ısıtmaya yeter. Bir kavga sonucu hapishaneye gönderilen Will, profesörün ona kefil olmasıyla buradan kurtulur. Ancak profesörün bir şartı vardır: Bir terapistle yeni bir hayata başlamak! Will böylece hayatının kontrolünü eline alırken hiçbir şey için geç olmadığını anlarız.

Steve Jobs

Kim bir garajdan başlayıp efsanevi bir girişimcilik hikayesine imza atmak istemiyor ki? Apple’ın kurucusu Steve Jobs’un hayatını anlatan bu film, işte bu başarı öyküsünün arkasında neler yattığını gözlerimizin önüne seriyor. Pek çok versiyonun ardından 2015 yılında yeniden çevrilen yapımda mücadele, amaç, azim ve disiplinli bir çalışmayla pek çok şeyin mümkün olduğunu, denemeye devam etmek gerektiğini görüyoruz. Tabiri caizse büyük yolculuklar küçük ama kararlı adımlarla başlıyor.

Erin Brockovich – Tatlı Bela

Yine gerçek hayattan uyarlanan bu film, sıradan bir kadının bir halk kahramanına dönüşmesini anlatıyor. Her sabah kaldığı yerden hayat mücadelesine devam eden bekar anne Erin’in hayatı, büyük şirketlerin halkı zehirlediğini öğrenmesiyle bir anda değişiyor. Hukuk konusunda hiçbir bilgisi olmamasına rağmen şirketlere kafa tutan Erin, zorlu mücadelesinin sonunda pek çok kişinin hayatını kurtarıyor. Doğru olana inanır ve kendimizi buna adarsak eninde sonunda galip geleceğimiz konusundaki inancımız bu filmle pekişiyor. 

Whiplash

Genç bir müzisyenin öyküsüne odaklanan bu film, usta olmak için nasıl bir mücadele vermek gerektiğini ortaya koyuyor. Okulun en sert öğretmenlerinden biri olan caz duayeni Terence Fletcher’ın sadece teknik değil psikolojik zorlamalarına da maruz kalan Andrew Neiman’ın bir efsane olmak için nelere göğüs gerdiğini görüyoruz. İnişli-çıkış bir mesleki ilişkileri olan öğretmen ve öğrencinin hikayesi azmin yanı sıra vazgeçmemenin önemi de kalın bir şekilde çiziyor.

Bu motivasyon filmleri bizi farklı şekillerde canlandırmaya aday. Hepsinden alacağımız ayrı bir ilham var. Tüm bunların yanında stresle başa çıkmak, mutlu hissetmek ve hayatın tadını çıkarmak için bizim de basit bir önerimiz var: Tadım çekirdek çıtlatmak! Hem sinema keyfinize de harika bir eşlikçi olur. Keyifli seyirler…


Bunlar beni kesmedi derseniz bu yazımızı da göz atabilirsiniz:

Çekirdek ile Stres Yönetimi: Bi’ Çıtlatıp Rahatlayın!


Getir
İste Gelsin
Sanal Market
Banabi