Kuruyemiş Seçerken Nelere Dikkat Etmek Gerekir?

Kuruyemiş, ülkece en severek tükettiğimiz atıştırmalıklardan. Ceviz, fındık, badem ve nicesinin; kayısı, erik, üzüm gibi kurutulmuş meyvelerle oluşturdukları kombinasyonlar tabaklarımızda adeta şölen havası yaratıyorlar. Peki kahvaltılarda, ara öğünlerde, ana yemeklerde, kısacası hayatımızın her anında tükettiğimiz kuruyemişleri nasıl seçmeliyiz? Biz bu soruya cevap aradık ve tazelikten paketlemeye kadar kuruyemiş seçerken dikkat etmeniz gereken her şeyi sizin için mercek altına aldık.

Kuruyemiş seçmenin kilit noktaları

Yapısında bulunan protein, mineral ve lifler ile kuruyemişler besleyiciliği en yüksek atıştırmalıklardan. Çıtır çıtır oluşlarıyla da yedikçe yiyesimiz gelenlerden. Hatta çoğu zaman bir paket açıldığı gibi anında dibi bulunur. E hal böyle olunca da bir koşu gidip yenisi alınmak istenir. İşte tam bu noktada aslında çok önemli olsa da konuya hâkim olmadığımız için atladığımız birkaç şey var. Haydi gelin kuruyemiş seçimindeki kilit noktaları öğrenelim.

En doğal şekilde yetiştirilmiş olmalı

Günümüzde hepimizin dikkat kesildiği bir konu, doğallık. Ancak çoğu zaman bu doğallığın kontrolünü nasıl sağlayacağımızı bilemediğimizden yanlış kararlar alabiliyoruz. Kuruyemiş seçerken de doğallık en önemli unsurlardan. Zira kuruyemişler dalından koparıldığı andan itibaren ısı, güneş, nem gibi birçok dış etkene maruz kalıyor ve bundan olumsuz etkileniyor. “Nedir bu işin çözümü?” dediğinizi duyar gibiyiz. Hemen cevaplayalım; güvenilir marka. Uzun süredir kuruyemiş sektöründe var olan ve müşterilerin sağlığını ön planda tutan Tadım ailesi, ürünlerinin her daim doğal koşullarda yetiştiğinden emin olur. Bu sayede size de kafanızda soru işaretleri oluşturmadan kuruyemişinizin tadını çıkarmak kalır.

Kuruyemiş, dalındaki tazeliği korumalı

Biraz önce de bahsettiğimiz gibi kuruyemişler dalından koparıldığı andan itibaren çevresel etkenlere maruz kalırlar. Isıya veya neme uzun süreler boyunca maruz kalan kuruyemişler hasadın üzerinden ne kadar kısa süre geçmiş olursa olsun bayatlarlar. Bu durumun sebebi ise kuruyemişin yağ dengesinin bozulmasıdır. Her ne kadar evde bayatlayan kuruyemişlerimiz için “Bir şey olmaz” diyorsak da yanılıyoruz. Bir kuruyemiş bayatlamaya başladığında içerisindeki yağlar havayla yani oksijenle tepkimeye girer. Serbest yağ asitleri ile başlayan bu yolculuk; peroksitlerin, ardından ise nemin etkisiyle mantarın ve bizim için son derece toksik olan küflerin oluşmasıyla devam eder. Bu küflerden en zararlısı ise aflatoksinlerdir. Antep Fıstığı, Yerfıstığı, Badem, Fındık gibi sert kabuklu ve kuru incir gibi kurutulmuş meyvelerde, buğday, pirinç gibi tahıl gruplarında bulunur. Aflatoksinler, insanlarda ciddi hastalıklara neden olabilir. Özellikle karaciğer rahatsızlıklarına ve kanserojen oluşlarıyla kanser hücrelerinde artışa yol açabilir. Uzun yıllardır kuruyemiş sektörünün lider markası olan Tadım; kuruyemişlere aflatoksin bulaşmasını önlemek adına ürünlerin toplanmasından paketlenmesine kadar her aşamayı titizlikle yürütür. Aflatoksin oluşumuna sebep olabilecek herhangi bir kalıntının ürünlerde var olmadığından emin olur. Sonrasında ise koruyucu görevi üstlenen kaliteli ambalajlarla paketleme yapar. Aslında bu da bizi bir sonraki maddemize, yani paketlemenin önemine götürüyor.

En iyi şekilde paketlenmeli

Kuruyemiş, paketlendiği taktirde daha uzun ömürlü olur. Tadım ailesi her ürününde, ürünün tazeliğini koruması ve sizlere en güzel haliyle ulaşması için uluslararası standartları gözeterek paketleme yapar. Paketlenen kuruyemişlerin en az tüketim aşamasındaki gibi taze kalmasını sağlayabilmek için paketlerin içerisindeki hava boşaltılır. Yerine koruyucu gaz basılan paketlerin hem oksijen hem de ısı ve ışık ile teması kesilmiş olur. Böylelikle oldukça zararlı olan aflatoksin oluşumu da engellenir. Kilitlenebilir paketler sayesinde ise dilediğiniz miktarda kuruyemiş tükettikten sonra geri kalanların da taze kaldığından emin olursunuz. Bu yüzden gönül rahatlığıyla söyleyebiliriz ki paketlenmiş kuruyemiş daha güvenilir ve daha sağlıklıdır. Paketlerin üzerinde yer alan üretim tarihi ile de ‘tazelik’ kontrolü yapabilmenize olanak sağlanır.

Hammadde seçiminde, paketlemede ve dağıtım aşamalarında son derece titiz davranan Tadım, tüm dünyada geçerliliği olan ISO 22000 Üretim ve ISO 9001 Yönetim Standardı belgelerine sahiptir ve buna uygun şekilde faaliyetlerini gerçekleştirir.

Kalitesinden ödün vermemeli

Dünyanın en verimli topraklarında en doğal şekilde yetişmiş kuruyemişler bile uygun saklama koşulları gözetilmediğinde kalitelerinden ödün verirler. Yazımız boyunca altını çizdiğimiz nem, ısı ve hava koşulları bunun en büyük nedenlerindendir. Ek olarak kuruyemiş kavrularak, çeşitli soslarla çeşnilendirilerek farklı lezzetlere de bürünebilir. Burada da hazırlık aşamasında hijyen koşullarının sağlandığından, ısı ve diğer standartların gereken düzeyde uygulandığından emin olunmalıdır. İşlemler normal seyrinde gerçekleştirilmediği taktirde yüksek ısı, akrilamid oluşmasına sebep olur. Tıpkı aflatoksin gibi akrilamid de sağlığımız için zararlıdır. Özellikle sinir sisteminin üzerinde büyük etkileri vardır.

Kuruyemiş tercihiniz ister çiğ ister kavrulmuş olsun; doğallığından, tazeliğinden, kalitesinden asla ödün vermediğinden ve uluslararası standartlara uygun şekilde paketlendiğinden emin olmalısınız. Eğer kuruyemiş yerken aklınıza bu sorulardan hiçbirinin takılmamasını istiyor, sadece kuruyemişinizin lezzetiyle bir güzel keyif yapmak istiyorsanız tercihinizi Tadım’dan yana kullanmanızı öneririz. Ayrıca en iyi kuruyemişleri seçmek için fazla uzağa gitmenize de gerek yok. Tadım kuruyemişleri bir tıkla kapınızda! 😊