Yeni Yıl Kararlarınıza Eklemeye Ne Dersiniz: Ikigai Felsefesi

Her sabah yataktan kalkmak için bir neden sunan Ikigai felsefesini duymuş muydunuz? Cevabınız hayır ise ve yeni yılla birlikte yeni kararlar da almak istiyorsanız bize kulak verin!

Çoğumuz yaşamımızı büyük ve olağanüstü olaylardan ziyade, minik ve tek seferlik deneyimlerle geçiriyoruz. İşe gidip eve dönüyoruz. Hafta sonu tatillerinde kendimize, sevdiklerimize ve hobilerimize vakit ayırmaya çalışıyoruz. Dünyayı görmeye, farklı deneyimler yaşamaya, hayatımıza anlam katmaya uğraşıyoruz.

Tüm bu hayat yoğunluğu arasında her sabah hemen hemen aynı şeyleri yapmak için uyanmak bazen zorlayıcı olabiliyor. Bir Japon felsefesi olan Ikigai’yi işte bunun için yazmak istedik. Bolca sebebiniz olsun diye… Yepyeni bir başlangıç yapacağımız bir yıla yeni ritüellerle girin diye…

Ikigai nedir?

Japon toplumu çalışkan ve disiplinli hayat tarzlarıyla bilinir. Bu çalışkanlıklarını aslında rekabetçi toplum yapısından ziyade bir şeyler üretmenin verdiği mutluluk duygusuna bağlarlar. Onları çok yönlü yaşatabilecek amaçlarını buldukları için belki de uzun saatler boyunca çalışmaya katlanırlar.

İşte burada Ikigai devreye giriyor. “Bir hayatım var. Eee şimdi bununla ne yapmalıyım?” sorusuna cevap veren bir yaşam felsefesi olarak öne çıkıyor.

Terminolojiye bakarsak; Japoncada ‘hayat; canlı’ anlamına gelen ‘iki’ ve ‘etki, sonuç, fayda’ anlamına gelen ‘gai’ kelimelerinden oluşuyor. Yaşama amacı anlamına gelen Ikigai; var olmanın nedenini anlamak, hayatımızı varlığımızın amacı doğrultusunda sürdürmek demek.

Günlük yaşamımızın ufak, sıradan deneyimlerine saygı duyarak, onları farkında olarak yaşamak da dahil Ikigai’ye… Peki Ikigai’ye nasıl ulaşabiliriz?

Ânı kaydet

Çoğumuz yaşadığımız ânın farkında olamayabiliyoruz. Sıradan deneyimlerimizin içinde küçük de olsa mutluluk veren ayrıntılar gözümüzden kaçabiliyor. Aceleci davrandığımız, bir yere yetişmeye çalıştığımız çoğu zaman içinde bulunduğumuz an elimizden kayıp gidiyor. Oysa ki hayat, yaşadığımız bu minik anlardan ibaret. Bu nedenle içinde bulunduğumuz ‘şimdi’yi yaşamak Ikigai’ye ulaşmanın en temel yolu.

Kendini merkeze al

Günlük hayatın hengâmesinde kendimize zaman ayırmayı unuttuğumuz, değerimizin farkına varamadığımız anlar da oluyor.  

İşte bu anlarda her sabah uyandığımızda ‘İyi ki yaşıyorum’ dememizi sağlayacak bir hedef ya da amaç bulmamız gerekiyor. Bu da şu sorulardan geçiyor: “Bu hayatta beni en çok mutlu edecek şey ne?”, “Gerçekten ne yapmak istiyorum?”, “Neyi seviyorum? Beni en çok ne heyecanlandırıyor?”, “Asıl yeteneğim ne?” … İşte bu sorulara verdiğimiz cevaplar bizim Ikigai’miz oluyor.

Kimsenin görmeyeceği resimler yapmak, kimsenin okumayacağı hikâyeler yazmak ve bunları sadece kendimiz için yapmak değerimizi anlamak ve kendimize bunu hatırlatmak için çok önemli. 

Kendimiz için yapabileceğimiz iyiliklerden biri de sağlıklı beslenmek. Bir paket Tadım Lokmalık Kuru Erik ile bu iyiliği vücudumuza da aktarabilir, Ikigai’yi taçlandırabiliriz.

Sonuca değil sürece odaklan

Her sabah uyanıp düştüğümüz yol, yaptığımız işler, konuştuğumuz insanlar bir süre sonra bize yabancılaşabilir. Yaptığımız şeylere artık düzenli olarak yerine getirilmesi gereken bir iş gözüyle bakmak hayatımıza karşı yabancılaştığımızı gösterir. Bu durum yaşama amacımızı ve sevincimizi elimizden alabilecek noktaya bile gelebilir. Peki yabancılaşma yaşamadan bir işi nasıl yıllarca tutkuyla, keyifle yapabiliriz? Bu mümkün mü? 

Yaptığımız işlerden zevk almaya ve becerilerimizin sürekli olarak gelişimine odaklanmak yabancılaşmamıza engel olur. Burada önemli olan nokta ise işleri angarya olarak değil, gelişimimize katkı sunan bir basamak olarak görmek. Yani sürece odaklanarak içindeki güzellikleri yakalamak.

Japon zanaatkârlar tutku ve heyecanlarını kaybetmeden yıllarca monoton işlerini gerçekleştirebiliyorlar. İşte en büyük sırları da Ikigai. Kendimizi dinleyerek Ikigai’ye ulaşmak mümkün. Denemeye ne dersiniz? Haydi siz de bir yerden başlayın ve yeni yılda Ikigai felsefesini hayatınıza uygulayın!

Getir
İste Gelsin
Sanal Market
Banabi