Tadım’la Çıtlatmalık Muhabbetler: Nihan Erten

Sosyal medyada radarımıza yakalanan, severek takip ettiğimiz influencer’ların da çekirdek çıtlatmayı çok sevdiğini duyduk. “Neden blog’umuza konuk etmiyoruz ki?” dedik. Hem sohbet edelim hem birlikte çıtlatalım istedik. Bu arada onlardan ufak sırlarını ele vermelerini de istedik!  “Muhabbeti başlatsın diye çekirdeklerimizi hazırladık ve “İstediğiniz sorudan başlayabilirsiniz” diyerek sosyal medyanın sevilen isimlerine beş soru yönelttik.

Nihan Erten sosyal medyada en çok tıklanan hesaplardan birinin sahibi. @buaradanianben adıyla tanınan Nihan, aslında bir reklamcı. Belki de içeriklerinin bu kadar hayata dokunup aynı zamanda güldürmesinin nedeni de gözlem gücünü ve esprili kişiliğini sosyal medya postlarında yansıtması. Hayatın gerçeklerini mizahla ortaya sermesi ve ünlülerin Instagram postlarını eğlenceli bir şekilde kendine uyarlamasıyla ilgi görüyor. Tüm bunları yaparken sosyal sorumluluk projelerini de asla ihmal etmiyor. Biz de Nihan’la Çıtlamalık Muhabbetler’de buluşmaktan mutlu olduk. Tüm samimiyeti cevaplarına da yansıdı.

”Yol olsa Beylikdüzü’ne kadar yürüyebilirim

En stresli anlarını atlatmak için neler yapıyorsun?

Benim stres yönetimim genelde fazla hareket içeriyor. Ya köpeklerimle uzuuuuuun yürüyüşler yapıyorum; yaya yolu olsa, Beylikdüzü’ne kadar gidebilirim o anlarda. Ya da müziği açıp dans ediyorum. Ama o dansı görmek istemezsiniz:D Ruanda kabile dansı gibi bir şey. Gönül ister sahile gidip, denizi izleyeyim ama sahile inene kadar daha çok stres yaşarım. Onun için şimdilik bunlarla idare ediyorum. 

Senin için ‘rahatlığın’ tanımı ne?

Vedat Milor’un telefonu denize düşürdükten sonra yemek yemeye devam ettiği bir videosu var. Rahatlık denildiği zaman benim nedense aklıma hep o video geliyor. Yemek yiyorsam sadece yemeğin tadını çıkarmak, film izliyorsam sadece filme odaklanmak, sohbet ediyorsam doya doya konuşmak… Aklımda başka bir şey olmadan bunları yapabiliyorsam ya da olan olumsuz bir şeyin anı bozmasına izin vermiyorsam, büyük rahatlık.

En son ne zaman birini yaşadığı zor anlardan çıkartmak için çabaladın ve bunu nasıl başardın?

Geçtiğimiz hafta varoluşsal sancılar çeken bir arkadaşımın yanına gittim. Dedim gel seninle biraz dolaşalım, laflayalım. Pangaltı’ndan çıktık yola, Fulya’ya doğru çevirdim istikameti. Fulya’da hep dik yokuşlar vardır. İki tanesinden çıkınca, hayat hakkında kafa yormayı bırakıyor zaten insan. Nefes alayım yeter diyorsun.

Tarak, her yerde tarak

Haydi bize takipçilerinin hiç bilmediği bir sırrını çıtlat!

Sadece yakın arkadaşlarımın bildiği, tanımayan insanlarınsa beni öyle gördüğü zaman anlamlandıramadığı bir konuyu açıklıyorum. Evde 100’den fazla tarağım var. Büyük, küçük, yuvarlak, dikdörtgen, aynalı, kapaklı… Takım renklerinden oluşan baba tarağım bile var. Her çantamda mutlaka bir tane bulunur. Siz karşımda konuşurken bir anda çantamdan çıkarıp saçımı tarayabilirim. Yürüyen merdivende, metroda, barda, tuvalet sırasında beni saçımı tararken görebilirsiniz. Ciddi ciddi bundan kurtulmaya çalışıyorum birkaç aydır.

Favori Tadım Çekirdeğin hangisi? 

Siyah ay çekirdeğini severim ama bol tuzlu siyah çekirdeğini hakikaten bir başka severim. Kesinlikle benim favorim. Hele akşam film izleyeceksem, elim asla küçük paketlere gitmez. Hiç düşünmeden büyük paketlerden atarım sepete.