‘Carpe Diem’ ile Gündelik Hayatta Anı Yaşamanın Yolları

Hayatı doyasıya yaşamak hepimizin en büyük dileklerindendir. Hayat zaten başlı başına bir mucizeyken yarattığımız küçük anlar onu daha kıymetli kılar. İşte tam bu noktada ‘Carpe Diem’ felsefesi devreye giriyor. Carpe Diem, hayatın kısa bir döngü olduğunu ve bizim de bu döngüde ânı yakalayarak maksimum verimi almamız gerektiğini söyler. Bir çiçeğin açışına şahit olmak, esen rüzgârı teninde hissetmek ve gerçekten kendimizi âna bırakmak bu felsefenin en güzel örneklerindendir. 

Hayatın koşturmacasına ‘dur!’ deyip yaşadığımızı hissetmemizi bize öğütleyen ‘Carpe Diem’ felsefesi ile ânın tadını çıkarmanın yollarını sizler için derledik. Gelin hep beraber ânı yaşamayı öğrenelim!

‘Carpe Diem’in önemi

Modern dünya düzeninde bir şeyler öğrenmek veya ‘yaşayabilmek’ için birçoğumuz yorucu mesailerde çalışıyoruz. Bu düzende kendimize bir yer edinmeye, boşluklar yaratmaya gayret ediyoruz. Ancak bazen hayatın akış hızına yetişmek mümkün olmayabiliyor. Bazense bedenimiz bir yerlere yetişmeye çalışırken ruhumuz olduğu yerde kalmak istiyor. Hem ruhani hem de fiziksel bütünlüğü sağlamak ise sanıyoruz ki işin en yorucu kısmı.

Aklımız bazen geçmiş düşüncelere takılırken bazense gelecekle ilgili hayallere dalıp gidiyor. Haliyle bedenimiz de yaptığımız herhangi bir işe odaklanmakta ya da tamamlamakta zorluk çekiyor. Ruhani tarafımızın bu sürekli baskısı bizim günlük işlerimizi yaparken stres yaşamamıza dahi sebep olabiliyor. Yani anlayacağınız üzere ‘anda kalmak’ veya ‘ânı yaşamak’ aslında popüler kültürün bir fantezisi değil. Aksine sağlıklı bir yaşam için son derece gerekli.

Carpe Diem, bize sadece anda eğlenmeyi değil nefes almayı, insan olmayı hissetmeyi, çevreye karşı duyar geliştirmeyi de öğütler. Evet, eğlendiğimiz anlar çok güzel ve de değerli ancak burada esas olan iyisiyle kötüsüyle şu ânın zaman kipinde ilerleyebilmek. Geçmişte yaşanan güzel bir anıya, gelecekte yaşanabilecek ihtimallere takılıp kalmak bize şimdiyi kaybettiriyor. Oysa ne geçmişe yeniden dönebiliriz ne de geleceğe ışınlanabiliriz. Bu sebeple ânı bilmek, fark etmek ve onu kabullenmek çok önemli. Şimdi dilerseniz ânı yakalayabilmek için neler yapabileceğimize biraz göz atalım.

Ânı doyasıya yaşamak için ufak öneriler

Sizin için küçük ama birbirinden değerli tavsiyelerimiz var!

Nefes egzersizleri yapın

Yapacağınız nefes egzersizleri sizi fiziksel ve zihinsel dünyanız ile bir bütün olmaya itecektir. Nefesinizi hissetmek stresli anlarınızda, odaklanamadığınızda size yardımcı olacaktır. Çünkü nefes almanın zihinde sakinleştirici etkileri vardır. Bununla beraber perdelenmiş hislerinizi aralar, gerçek düşünceleriniz ile buluşmanızda size yardımcı olur. Sizin için buraya basit ama oldukça etkili bir egzersiz bırakıyoruz.

Eş zamanlı nefes egzersizi:

Kendinizi rahat hissettiğiniz bir ortamda, oturur pozisyonda konumlandırın. Burnunuzdan içeri derin bir nefes alın ve verirken içinizden 5’e kadar sayın. Dilerseniz nefesi içinize çekerken de 8’e kadar sayabilirsiniz. Egzersizi rahatladığınızda sonlandırabilirsiniz. 😊

Sosyal ilişkilerde dengeyi yakalayın

Gün içerisinde sevdiğiniz insanlara ne kadar zaman arıyorsunuz? Kişilere ne kadar derin sevgi besliyor olursak olalım gündelik işlerimizin bize bahane olmasına müsaade ederek onlara gereken özeni gösteremiyoruz. Oysaki her şeyin belirsiz olduğu bir dünyada yaşarken bir anlığına sevdiğiniz birisini aramak ona ‘günün nasıl geçiyor?’ diye hâl hatır sormak sizden hiçbir şeyi eksiltmez. Ya da bunu kendiniz için yapmak… Biz insanlar sosyal varlıklarız ve iletişim kurmak bizim için bir tercih değil gereklilik. Dolayısıyla arkadaşlarınızla, eşinizle, ailenizle etkinlikler düzenleyebilir, hayatı ve ânı paylaşmanın tadına varabilirsiniz.

Mola verin

İşler bazen istediğiniz gibi gitmez. İş yerinde, özel hayatta ufak tefek aksilikler yaşanabilir. Bu son derece doğal olan akışta yapmanız gereken tek şey küçük bir mola vermektir. Bu küçük molalarda ne yapacağınız ise tamamen size kalmış. Meditasyon yapabilir, size az önce önerdiğimiz nefes egzersizini uygulayabilir, bitkilerin sakinleştirici etkisinden yararlanabilir, müzik dinleyebilir, Tadım’ın lezzetli mi lezzetli Tadım Kavrulmuş Antep Fıstığı ile molanıza renk katabilirsiniz. Dediğimiz gibi seçim tamamen sizin. 😊

Kendinizi ödüllendirin

Burada bahsettiğimiz ‘kendini ödüllendirme’ illaki muhteşem bir şey başardıktan sonra yapacağınız türden değil. Bir günü sabahtan akşamına kadar yaşayabildiğiniz için, rutinleriniz varsa eğer onları tamamlayabildiğiniz için, kısacası yaşayabildiğiniz her an için kendinizi ödüllendirin. Çünkü kendinizi ödüllendirmenin ardında güzel bir ‘teşekkür’ gizlidir. Hayatın size sunduklarını kabullenmek, bunlarla mutlu olabilmek büyük bir farkındalık gerektirir. Kendinizi ödüllendirmek için sevdiğiniz şeyleri yapabilirsiniz. Örneğin kendinize çiçek alabilir, sevdiğiniz bir filmi yeniden izleyebilir ya da favoriniz olan Tadım atıştırmalıklarından kendinize bir tabak hazırlayabilirsiniz. Tadım Karışık Kuruyemiş Karnaval ödül için güzel bir seçenek olabilir, ne dersiniz?

Duyularınızın farkına varın

Bildiğiniz gibi insanlar olarak 5 duyu organına sahibiz. Görme, işitme, tatma, dokunma ve koklama. Carpe Diem ile anda yaşayabilmek için duyu organlarımızın farkına varıp onları bir arada yürütebilmek gerekir. Mesela bademi düşünün. Tadım paketini açarken bademlerin çıkardığı sesi dinleyin. Sonra elinize aldığınız tek bir bademe odaklanın. Elinizdeki varlığını hissedin, yüzeyindeki pürüzleri… Ardından görünüşündeki detayları inceleyin. Şeklinin ne kadar kusursuz olduğunu fark edeceksiniz. Ağzınıza attığınızdaysa tadına iyice varın. Sizi bilmiyoruz ama bizim canımız bir paket Tadım Kavrulmuş Badem İçi çekti bile!

Spontane olmaya şans verin

Hayatta her şey planlı olmak zorunda değildir. Zaten siz gününüzü ne kadar planlarsanız planlayın hayatın ve insan olmanın sürprizleri her daim planlarınızda pürüzler yaratacaktır. Bu yüzden kendinizi yaşamın akışına bırakmaya çalışın. Spontane olmak, kontrolü az da olsa elden bırakmak sizi daha özgür hissettirecektir. Arkadaşlarınızı arayın mesela aniden bir plan yapın ya da aklınıza estiği gibi bir yürüyüşe çıkın. Önünü arkasını düşünmeden hareket etmek Carpe Diem felsefesinin öğütlediği ânı yakalamaya sizi en çok yakınlaştıracak olan etkinliktir. 

Geçmişi ve geleceği yaşama emanet edip şu âna odaklanmanız için verdiğimiz ‘Carpe Diem’ önerilerimiz burada son buluyor. Unutmayın siz ve içinde bulunduğunuz an çok değerli. Yaşadığınız bu küçük anları paylaşmanın en güzel hali ise Tadım ailesinin ürünleriyle mümkün olabilir. 😊